Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, İtalya Temsilciler Meclisi ev sahipliğinde başkent Roma’da düzenlenen Avrupa Parlamento Başkanları Konferansı’na katıldı. Kurtulmuş, ‘Kurallara Dayalı Uluslararası Düzenin Yenilenmesi: Çağdaş Krizlere Yanıt Vermede Parlamentoların Rolü’ başlıklı oturumda uluslararası topluma seslendi. Avrupa Konseyi’nin insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü sahasındaki rolüne değinen Kurtulmuş, Türkiye’nin teşkilatın kurumsal yapısının korunmasına hassasiyetle yaklaştığını dile getirdi.
Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) ile parlamento başkanları buluşmalarının fikir alışverişi açısından kritik bir zemin oluşturduğunu belirten Kurtulmuş, İkinci Dünya Savaşı sonrasında tesis edilen küresel mekanizmaların günümüz çatışmalarını engellemede yetersiz kaldığını vurguladı. Rusya-Ukrayna Savaşı’nın kıta geneline yayılan bir yıpratma sürecine dönüştüğünü kaydeden Kurtulmuş, mevcut uluslararası yapının Gazze’de üç yılı aşan soykırımı da durduramadığını bildirdi.
Küresel Düzenin Yapısal Açmazları Ve Güç Asimetrisi
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ndeki adaletsiz yapının krizleri derinleştirdiğine işaret eden TBMM Başkanı Kurtulmuş, konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu:
“Hatta kavramların kendisi bile siyasi hesaplar doğrultusunda çarpıtılmaktadır. İşgal bir güvenlik önlemi olarak tanımlandığında ve ateşkese rağmen ölümler devam ettiğinde, ortak siyasi dilimiz anlamını yitirmektedir. Sadece kurumları ve kurallarıyla değil, kullanılan kavramlarıyla da çökmekte olan bir sistemi yeniden inşa etmek için daha fazla bekleyemeyiz. Asya’dan Afrika’ya, Balkanlar’dan Latin Amerika’ya kadar dünyanın dört bir yanındaki masum halklar, ağır çatışmaların ve vahşetin yaşandığı koşullarda kurallara dayalı uluslararası düzenden yararlanamamaktadır. Bu çerçevede, kurallara dayalı uluslararası düzenin meşruiyet ve işlevsellik açısından ciddi bir erozyona uğradığı açıktır. Uluslararası araçlar ve kurumlar artık işlevini yerine getirememektedir.”
Çözüm İçin Parlamenter Diplomasi Çağrısı
Mevcut krizlerin aşılmasında halk temsilcilerinin inisiyatif alması gerektiğini savunan Kurtulmuş, diplomasi kanallarının işletilmesine dair şunları kaydetti:
“İşte tam bu noktada parlamenter diplomasi büyük önem kazanmaktadır. Parlamenter diplomasi, geleneksel diplomasiyi tamamlayabilir, iletişim kanallarını açık tutabilir ve gerektiğinde yenilerini oluşturabilir. Krizlerin çözümüne dair tüm yükü BM’ye yüklemek ve sadece BM reformuna bel bağlamak sonuç vermeyecektir.”
İsrail’in Konsey Statüsünün Dondurulması Talebi
İsrail yönetiminin Filistin topraklarında sürdürdüğü ihlallerin cezasız bırakılamayacağını, şiddetin Batı Şeria, Lübnan ve Suriye’ye de sıçradığını aktaran Kurtulmuş, AKPM ve Avrupa Konseyi organlarına seslendi:
“Uluslararası toplumu, uluslararası hukuku korumak adına somut adımlar atmaya çağırıyoruz. Artık parlamentoların devreye girerek, Gazze halkının çektiği acılara ve uluslararası insancıl hukukun ihlaline derhal son verilmesi için aktif bir rol üstlenmeleri bir zorunluluktur. Bu, sadece siyasi bir girişim değil, aynı zamanda yaşanan büyük insani acılar karşısında ahlaki bir yükümlülüktür. Parlamentoların eş güdümlü eylemlerinin, uluslararası hukuku korumaya yönelik uluslararası çabaları güçlendirebileceğine ve bölgede adil ve kalıcı bir barışın tesisine katkıda bulunabileceğine inanıyoruz. Bu bağlamda, kıtada insan haklarının temel dayanakları olan AKPM ve Avrupa Konseyi’nin, sahip oldukları parlamenter ve diplomatik araçlardan tam anlamıyla yararlanmaları gerektiğini vurgulamak istiyorum. Avrupa Konseyi’nin elindeki araçlar; İsrail’in örgüt bünyesindeki gözlemci statüsünün askıya alınması da dahil olmak üzere mutlaka kullanılmalıdır.”
Antalya’daki COP31 Toplantısına Resmi Davet
Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşen PAB 152’nci Genel Kurulu ile NATO Parlamenter Zirvesi’nin çok taraflı diyalog açısından önemini hatırlatan Kurtulmuş, çatışma bölgelerinden göç etmek zorunda kalan sivillerin parlamentoların öncelikli gündemi olması gerektiğini bildirdi. Kurtulmuş, konuşmasını çevre diplomasisine yönelik davetle tamamladı:
“Bu vesileyle, COP31 Zirvesi kapsamında, 16 Kasım 2026 tarihinde Antalya’da COP31 Parlamenter Toplantısı’na ev sahipliği yapacağımızı sizlerle paylaşmak isterim. Parlamentolar Arası Birlik ve Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından ortaklaşa düzenlenecek bu toplantı için sizleri Antalya’da ağırlamaktan memnuniyet duyarız.”






